• Yakaza Psikoloji

Çocuk ve Ergenlerde Konuşma Bozuklukları

Konuşma bozuklukları çocukların büyüme çağında ailelerin sık rastlayabildiği sorunlardan bir tanesidir. Bazı aileler, bu durumun ilerleyen yaşlarda kendiliğinden düzeleceğini düşünüp, müdahalede bulunmamayı tercih edebilir. Ancak, ne kadar erken müdahale edilip konu hakkında uzman görüşüne danışılırsa, problem o kadar kısa sürede ortadan kalkar. Aksi takdirde konuşma bozukluğu, ergenlik ve yetişkinlik döneminde daha kalıcı etkiler bırakabilir. Çocuklarda görülebilecek üç çeşit konuşma bozukluğu vardır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:


Sözel Anlatım Bozukluğu

Konuşurken kullanılan sözcük sayısının son derece sınırlı olması ve dil bilgisini hatalı dile getirme şeklinde tanımlanabilir. Ayrıca, kelimeleri anlamakta veya gelişimine göre doğru uzunlukta cümle kurmada zorluk belirtileri dikkat çeker.


Fonolojik Bozukluk

Çocuğun ya da ergenin yaşına göre çıkartması gereken konuşma seslerini çıkartamaması, yanlış sesler çıkartması, bir sesin yerine farklı bir ses söylemesi gibi durumların ortaya çıktığı bozukluktur. Bu bozukluğa erken müdahalede bulunmak, çocuğun hem okul başarısını hem de ilerleyen yaşlardaki mesleki beceri ve toplumsal iletişimini önlemesi açısından önem taşır.


Kekeleme

Akıcı bir şekilde konuşamama durumu şeklinde bilinir. Çocuğun konuşurken, ses ve heceleri tekrarladığı, sesleri uzattığı ve sözcükleri parçaladığı görülür. Kekemelik de, çocuğun ya da ergenin okul, mesleki ve toplumsal başarısını olumsuz yönde etkiler.


ÖĞRETMENLERİN ROLÜ NEDİR?

Konuşma bozuklukları gösteren çocuklarla, okul ortamında arkadaşlarının alay etme ihtimali oldukça yüksektir. Öğretmenin bu gibi durumlarda, çocuk olmadığı zaman sınıfla uygun bir konuşma yapması gerekir. Konuşma bozukluğu ile alay edilmemesi ve geçici bir süreç olduğu açıkça ifade edilmelidir.


KONUŞMA BOZUKLUĞU NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Konuşma bozuklukları tedavisinde erken müdahale de bulunmak önem taşır. Özellikle 5 yaşından önce başlanan tedaviler çocuğun geleceğini olumsuz yönde etkilemesini önleyebilir. Tam tersine geç kalındığı takdirde, çocuğun iyileşme süresi de uzar ve öğrenme güçlüğü gibi problemleri de beraberinde getirir. Tedavi aşamasında söz konusu olarak çok yönlü bir yaklaşım yöntemi geliştirilmelidir. Nörolojik, psikiyatrik ve psikoloji disiplinleri aynı anda kullanılarak, tetkikler de bu bağlam doğrultusunda yapılmalıdır. Her sese yönelik gerçekleştirilebilecek konuşma egzersizlerinin yanı sıra, dil ve konuşma terapistlerinden de mutlaka destek alınmalıdır.


Elçin YARLI

Psikolog

90 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör